"Kılıçdaroğlu, PKK'nın siyasi uzantısıyla masaya oturuyor, AK Parti ile oturmuyor"

28 Ağu 2021
10,506
0
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli, geçtiğimiz ay içerisinde yeni anayasa çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunmuşlardı. İki lider seçim barajının yüzde 7 olarak kesinleştiği ifade etmişti. Bu açıklamaya ilişkin Cumhur İttifakı içinde yer alan Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, baraj konusunda yüzde 5'de mutakabat olduğunu söylemişti. Destici'nin açıklamaları kamuoyunda "Cumhur İttifakı'nda çatlak" şeklinde yorumlanmıştı.

Habertük TV'de Muharrem Sarıkaya, Nagehan Alçı ve Şaban Sevinç'in sorularını yanıtlayan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, gündeme ilişkin konularda görüşlerini açıkladı. Seçim barajı konusuna değinen Destici, Cumhur İttifakı ile seçime gireceklerinden bir "baraj problemleri" olmadığını, seçim barajının düşürülme talebinin ise "demokrasi" için istediklerini söyledi. Destici ayrıca, BBP'nin oy oranlarının yüzde 4'ün altında olmadığını öne sürdü.

Destici'nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Suriyelilerin gönüllü olarak gönderilmesinden yanayım"​


Siz göçmenleri zorla, cebren, güç kullanarak çıkarmaya kalkarsanız ülke olarak uluslararası yaptırımlarla karşı karşıya kalırsınız. Çözüm gönüllülük esasında bunu yapmak. Türkiye'nin Afrin'de yaptığı gibi Zeytindalı Harekatı'ndaki planımızı uygulamış olsaydık, orada ABD'nin Türkiye'ye çeşitli sözleri oldu ama bunları yapmadı. Bunlar sağlanmış olsaydı Suriyeli göçmenlerin önemli bir kısmını oraya gönderirdik. Cerablus'ta yaptığımız gibi altyapısını hazırlayarak. İnsanların normal yaşayacağı hayat standardını asgari şartlarını kurarak. Türkiye bunu yapabilir. Elbette göçmenlerin Suriye'ye dönmesinden yanayım. Ama bunu insancıl yollarla ve uluslarararası hukuka uygun olarak yapmak lazım. Bizim şerefli bir tarihimiz var. Türkiye kapısına gelen mazlumu yolda bırakmamıştır. Elbette bir maliyeti zaten Türkiye karşılıyor. Orada harcayacağımız maliyet, burada kalıcı hale geldiklerinde karşılayacağımız maliyetten çok daha azdır. Saddam Hüseyin kimyasal silahlarla Kürtleri soykırıma tabi tuttu. İnsanlar Türkiye'ye geldi. O esnada PKK'lıların da Türkiye'ye girdiğini biliyoruz. Göçmen meselesinin terör boyutu da var. Elhamdülillah bunların hepsi kontrol altında şu anda. Suriye'nin iç huzuru, barışı bizim için çok önemli.

"Biz siyasi partiler için sıfır baraj istiyoruz"​


BBP olarak kurulduğumuzdan beri barajın kaldırılmasını savunuyoruz. Eski sistemde barajı savunanların gerekçesi yönetimde istikrarın sağlanması için belli orana ihtiyaç var deniliyordu. Muhalefette olan partiler bunun düşürüleceğini söylediler ama iktidara gelince yapmadılar. Bugün barajın altında olan partiler iktidarda iken bunu yapmadılar. Temsilde adalet 2018 seçimininde gerçekleşti. 10 partinin 8 tanesi Meclis'te temsil ediliyor. Seçmenin yüzde 99'u temsile yansıdı. Mesele sadece Meclis'e girmeleri değil. Bu milletvekili özgürce davranabiliyor mu? Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsuru. Demokrasiyi güçlendirmek için siyasi partilerin önünü açmak lazım. Bunun da berinci yolu seçim barajını kaldırmaktan geçer. Biz sıfır istiyoruz ama en fazla yüzde 3 olabilir. Yerel seçimlerde de baraj var. Bunun da düzeltilmesi lazım. Siyasetin finansmanı şeffaflaştırılması lazım. Hazine'den seçim yardımını da 5 parti alıyor. Biz kimse almasın diyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza bunları lisanı münasiple anlattım. Ben 10 ile 7 arasında bir fark görmüyorum. Yüzde 3 almış bir parti, bir ittifakın içine girdiğinde azami 20 milletvekili getirir.

"Kılıçdaroğlu, PKK'nın siyasi uzantısıyla masaya oturuyor"​


Biz Cumhur İttifakı'ndayız, baraj problemimiz yok. Biz bunu kendimiz için değil demokrasi adına söylüyoruz. Mesela mutlaka yüzde 80 ön seçim uygulanmalıdır. Yeni anayasa ile ilgili sayın Cumhurbaşkanımız bir çağrı yaptı. MHP olumlu buldu, biz olumlu bulduk. Sayın Kılıçdaroğlu ve diğer parti başkanlarını ziyaret ettim. 'Bu bir fırsattır' dedim. 'Kırmızı çizgilerimizi arkaya atarak uzlaştığımız maddalerde anayasa değişikliği yaparız' dedim. Sayın Akşener bunu çok açıkça, ortak basın toplantısında bizim çabamızı takdir ettiğini ifade etti. Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP ile heyet olarak bir görüşme gerçekleştirdik. Şu anda geldiğimiz noktada, sayın Kılıçdaroğlu 'Biz kesinlikle AK Parti ile masaya oturmayacağımız' dedi. Olmayan Kürt sorununu ortaya atarak HDP ile daha doğrusu PKK'nın siyasi uzantısıyla masaya oturuyor, AK Parti ile oturmuyorsunuz. Sonuçta ben barajı sıfır diyorum ama en fazla 3 olabilir . AK Parti'nin ve bizim taslağımız ortaya çıkmadan peşinden karşı duruş ortaya koyuyorlar. MHP anayasa metnini ortaya koydu. CHP'nin taslağını bir görelim.

"Siyasi suikatler"​


Sayın Kılıçdaroğlu'nun kastı iktidar hükümeti devretmeme ya da seçimi kazanma adına birtakım toplumsal hadiseler meydana gelecek ya da siyasi suikastler olabilir gibi bir söylem ortaya koydu. Elinde bilgi ve belge olmadan sadece yoruma dayalı konuşma olacağını düşünmem, bu bir sorumluluk gerektirir. Elinde belge, bilgi varsa hatta bu duyum da olabilir, bunu gereken mercilere götürmesi lazım. Rahmetli Muhsin Başkan 2008 yılında bu tür duyumlar almıştı. Biz gidip dönemin İçişleri Bakanı'na gittik. Sayın Bakan Beşir Atalay'a anlatmıştı. Bazı gazeteler bunu yazmışlardı. Böyle duyum alınca yapılması gereken merhum başkanımızın yaptığı gibi olmalı. Gerginliği arttıracak şekilde yapmayı doğru bulmuyorum. Savcı resen bir soruşturma başlattı. Koray Bey'in açıklamasını bir tarafa koyarsak, sayın Akşener'in çok sorumlu bir açıklama yaptı.

"Terör örügütlerinin eyleme girişeceği iklim görmüyorum"​


Dönem dönem siyasi parti başkanlarıyla ilgili bu tür duyumlar olur. Emniyet uyarabilir. Mesela ben Şanlıurfa kongresine gitmiştik. Suruç'ta Kobani hadiselerinin yaşandığı dönemdi. Ben Suruç'a gitmek istedim. Emniyet 'duyumlarımız var' demişti. Biz buna rağmen gittik. Hiçbir şey de olmadı elhamdülillah. Sayın Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi bizzat hükümetin böyle bir şey olacağını mı konuşuyoruz, ben buna inanmıyorum. Ama terör örgütlerinin dışarıdan destekli böyle birtakım eylemlere girişebileceği iklimi görmüyorum. Biden ne dedi? Demokrasi yoluyla iktidar değişikliği yapacağız dedi.

"Bizim oyumuz yüzde 4'ün altında değil"​


Türkiye'de yapılmak isteneni anlamak için bazen dış basını takip etmek gerekir. Bazı gazetelerin manşetleri belli dönemde hep aynı. Bir siyaseti cilalamak isterlerse onunla ilgili. Sputnik Türkiye, BBC, Amerikan'ın Sesi bunların manşetlere bakın. Beşi altısı aynı manşetleri atıyor. Ya da HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan'ın Deva Partisi ziyareti sonrası açıklamalara bakın. Daha sonra o bloktakilerin açıklamalarına bakın. Benzer şeyler söyleniyor. Ben başkanlık sistemini savunuyorum. Ama bugün uygulanmakta olan sistem benim ideal sistemim değil. Ben iktidarda olsam elbette ki daha farklı bir başkanlık sistemi bizim hayalimiz. Ortada sistem değişmiş. Seçime girecekler, Meclis'te Cumhurbaşkanını seçtirecekler. Sistem değişikliği için referanduma gidilecek, birisi Cumhurbaşkanı birisi Başbakan olacak. Bu Nasrettin Hoca'nın borç ödemesine benziyor.

Herkes gelir, eteğindeki taşı döker, kendi anayasa tekliflerini söyler. Türkiye'nin üniter yapısını muhafaza etmek şartıyla, devletin varlığı, ülkenin bütünlüğüne zarar vermeyecek her konuyu oturup, konuşuruz. Ama siz gelmezseniz, oturmazsanız. Baştan reddettiğiniz anda elbette ki buradan bir sonuç çıkmaz. Bizim oyumuz yüzde 4'ün altında değil, seçime ittifakla gireriz.

"Kız kardeşlerimizin başları zorla açtırıldı"​


AK Parti'nin resmi ağızlarından bunu duymuyoruz. Geçmiş yıllarda laiklik üzerinden dindar kesimlere zulümler yapıldı mı? Yapıldı. Ben bizzat şahidiyim. 80'li yıllarda üniversite öğrencisiydim, kız kardeşlerimizin başları zorla açtırıldı. Utanarak, sıkılarak derse girdi. O aman Fransa modeli türban önerildi. Biz laikliğin lugat anlamını biliyoruz. Uygulamasıyla ilgili problemler yaşandı. Laiklik din ve vicdan özgürlüğü olarak kabul edilip, kişilerin inanç özgürlüğü garantiye alındığı sürece hiçbir problem yok.

"Türkiye bir geçiş noktasında"​


Biz Cumhur İttifakı'nın içindeyiz. Türkiye bir geçiş noktasında. Atılmış adımların tamamlanması lazım. Mavi vatan, Doğu Akdeniz, Kafkaslar, Suriye'nin kuzeyi, savunma sanayinde atılmış adımlar var. Biz Cumhur İttifakı'nın devamından yanayız. Partiler istediği ile ittifak yapabilir. Tek kırmızı çizgimiz PKK'nın siyasi uzantısıyla ilgili. Terör örgütünün uzantısı olmasa bile, terörü bırakın övmeyi kınamayanlar Venedik kriterleri ortada, kapatılır.

"HDP demokratik bir parti değil, PKK'nın uzantısı"​


Sayın Kılıçdaroğlu Kürt sorununu ortaya attı. Tam terörün beli kırılmışken. HDP bu meseleye nasıl bakıyor? Selahattin Demirtaş'ın Özgür Politika'ya 'Biz bu meseleyi bir statü meselesi olarak görüyoruz. Özerklik, ana dilde eğitim" diyor. En nihayetinde devletleşme diyor. Parti terörün uzantısı ise buna kaç oy aldığına bakılmaz. Günlerdir soruyorum. Kürt sorunu var diyen sayın Kılıçdaroğlu, Akşener, Babacan, Karamollaoğlu, bunu bir tarif etsinler. Kürt sorunu nedir? Allah aşkına bir cümle yazsınlar. Bir de çözümlerini yazsınlar. Bunu bir demokrasi sorunu olarak görüyorlarsa muhatap HDP olmaz. Çünkü HDP demokratik bir parti değil, PKK'nın uzantısı. Biz vatandaşın oyuna saygılıyız. Vatandaş oraya oy veriyorsa siyasetçiler, bizler bir yanlış yapıyoruz demektir. Kürt meselesi var diyerek en çok Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılıyor. Kürtlerin meseleleri yok mu? Var. Ama Türkmenlerin de var. Bugün Türkiye'nin her tarafına gidin yem fiyatlarının çok arttığı söylenir. Esnafa gidin benzer şeyler söyler. Bizim bunları çözmemiz lazım.

Kaynak : https://www.muhalif.###.tr/haber/ki...-masaya-oturuyor-ak-parti-ile-oturmuyor-29701